“Güvendiğimiz dağlar”ı
bahiste kaybettik… 
*
Hukukla hukukumuz yok.
Kanunların değil, Karun’ların dediği oluyor bizim diyarlarda… 
**
Fiyatlar el yakıyor, hayat ateş pahası. Zamlarla da ateşkes ilan edilsin, hemen.
*
Kokuşmuş düzenlerde yoksullara sadece “etin kokusu” düşer…
*
Şişli Belediyesi kayyumu Adıyaman’a gitmek üzere Menzil tarikatına otobüs tahsis etti.
Cumhuriyet ve laiklik treni raydan çıkarılınca, gericilik karanlığa otobüs kaldırmaya başladı. Elhamdülillah!
*
Faşizme karşı ancak “tüm düşlere” aynı anda basarsak kazanırız.
*
“Seçilmiş Diktatör”…
Kulağa çelişki gibi geliyor, değil mi?
Seçim sandığı her şeyi meşrulaştırıyorsa, buyurun çağın oksimoronu: “Demokratik Diktatörlük”…
*
AKP’nin süreç konusunda işi ağırdan alması Bahçeli’yi kızdırıyor! Kulisler yanıyor!
Erdoğan’dan replik:
“Her ne kadar SÜREÇ-i lisan ettiysek, affola!”
*
Yargı tamamen siyasallaşınca, tabelalar da değişmeli:
Yargıtayyip,
Danıştayyip,
Sayıştayyip…
*
Kâğıt bebeklerden haber yapıyor medyamız; üçkâğıttan kahramanlar yaratıyor halkımız…
Algı, bizim milli ve yerli s-algınımız…
*
“Suya sabuna dokunmayan” sulu mizah, iktidarın değirmenine su taşır. Mizahçı, Don Kişot olmayı göze alandır.
*
İddia, kulis, duyum…
Haber görmezden gelinirken, söylenti sekiz sütuna manşet oluyor.
Etikte Sınır Tanımayan Gazeteciler Derneği kurulsun derhal!
*
CHP’de herkes, “Butlancı” mı “Özgürcü” mü olduğu konusunda rengini ve safını belli ediyor.
Keşke demokratlığının, Atatürkçülüğünün ve solculuğunun rengi de bu kadar net olsa.
*
İfade özgürlüğüne ve mizaha tahammülsüzlük sol(!) cenaha da bulaştı: SUSyal demokrasi…
*
Temizlik IBANdan gelir…

