Küresel teknoloji arenasında Türkiye’nin izleri belirginleşiyor: Üniversite öğrencileri, Çin’de düzenlenen prestijli bir yarışmada ödül kazandı. 17 Haziran 2026 bağlantısında yer alan bilgilere göre, Türkiye’den katılan gençler, Huawei tarafından organize edilen bilişim teknolojileri yarışmasının final aşamasında önemli başarılar elde etti. Yarışmaya 49 ülke ve bölgeden toplam 177 öğrenci takımı katılarak, finallere yükselmeyi başardı.
Öğrenciler, “ağ”, “bulut”, “bilgisayar teknolojisi” ve “inovasyon” gibi çeşitli kategorilerde projelerini sergileme fırsatı buldu. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden gelen bir grup, “ağ” kategorisinde birincilik ödülünü kazanarak dikkatleri üzerine çekti. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nden bir ekip ise “bulut” dalında ikincilik elde etti. Ayrıca, Karadeniz Teknik Üniversitesi temsilcileri de “bilgisayar” alanında üçüncülüğe layık görüldü.
Koç Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nden oluşan ekip ise “Çayönü AI-VR projesi” ile inovasyon kategorisinde ikincilik ödülüne sahip oldu. Bu proje, Diyarbakır’daki 9 bin yıllık neolitik yerleşim yeri Çayönü Höyüğü’nü yapay zeka (AI) ve artırılmış gerçeklik (VR) teknolojileri kullanarak dijital ortamda yeniden canlandırmayı hedefliyor. Proje, arkeolojik verilerin yanı sıra akademik kaynaklardan yararlanarak benzersiz bir deneyim sunuyor.
Yarışmaya dünya genelinden 220 bin öğrenci katıldı; Türk üniversite öğrencileri ise kazandıkları ödüllerle hem teorik hem de pratik bilgi düzeylerini sergileme şansı buldu. Türkiye’nin Pekin Büyükelçisi Selçuk Ünal da dereceye giren öğrencileri telefonla arayarak tebrik etti ve başarılarının devamını diledi. Aynı zamanda Guangcou Başkonsolosu Adnan Hayal de finaller esnasında Türk ekibine destek olmak amacıyla onlarla birlikte bulundu.
Ödül töreni, Huawei’nin merkezi olan Şıncın’da gerçekleştirildi. Huawei Bilişim Teknolojileri Stratejisi ve İş Geliştirme Bölümü Başkanı Ritchie Peng yaptığı konuşmada, bu tür organizasyonların şirketin uzun vadeli sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik taahhüdünü gösterdiğini ifade etti. Peng ayrıca rekabetin öğrenmeyi teşvik eden bir araç olduğunu vurgulayarak gerçek yaşamda karşılaşılan zorluklara yanıt verme yeteneğinin önemine değindi.
