Takımı eksik bırakma korkusuyla hemen ayağa kalkıyorlar!

2026 Dünya Kupası’nı izlerken birçok kişinin hissettiği ama tam olarak adını koyamadığı bir durum var:

Oyun artık daha akıyor (mu).

Dünya Kupası’nı izlerken birçok kişinin hissettiği ama tam olarak adını koyamadığı bir durum var:Top daha uzun süre oyunda kalıyor, tempo daha yüksek, gereksiz duraksamalar daha az yaşanıyor. Peki bunun sebebi ne? Hakemlerin daha az faul çalması mı, futbolcuların daha az yerde yatması mı, yoksa FİFA’nın hayata geçirdiği yeni kurallar mı?

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Aslında cevap, bunların hepsinin bir araya gelmesi.

Çünkü FIFA’nın bu turnuvada uygulamaya koyduğu düzenlemelerin temel amacı; oyunun akıcılığını artırmak, topun oyunda kalma süresini uzatmak ve zaman geçirmeye yönelik alışkanlıkları ortadan kaldırmaktı.

Rakamlar da bunun büyük ölçüde başarıldığını gösteriyor.

FAUL VE SARI KART AZALDI ANCAK KIRMIZI KARTTA DURUM FARKLI

2018 Dünya Kupası’nda maç başına ortalama 29 faul ve 4 sarı kart, 2022 Dünya Kupası’nda 27 faul ve 3,3 sarı kart çıkmıştı. 2026 Dünya Kupası’nda ise şu ana kadarki ortalamalar 24 faul ve 2,5 sarı kart seviyesinde. İlginç olan ise kırmızı kartlar… 2018 ve 2022 Dünya Kupaları boyunca toplam 4’er kırmızı kart gösterilmişti. 2026 Dünya Kupası’nda ise turnuva henüz tamamlanmadan bu sayı çoktan geride bırakıldı.

HiDRASYON MOLALARI iLE MAÇLAR ARTIK 5 AYRI BÖLÜMDE OYNANIYOR

Yüze yapılan müdahalelerde, el ve kolların illegal kullanımında ve ayak basma pozisyonlarında hakemlerin faul çalma ve özellikle kart gösterme oranlarının oldukça düşük olduğu dikkat çekiyor.

Bir diğer konu ise hidrasyon molaları…

İlk ve ikinci devrenin ortalarında verilen 90 ila 180 saniyelik molalar ile devre sonlarındaki uzun uzatma süreleri düşünüldüğünde maçlar artık klasik iki devreden çok, beş ayrı bölüm halinde oynanıyor VAR uygulamalarında da dikkat çekici bir asimetri bulunuyor.

Yanlış verilen korner kararı VAR tarafından auta çevrilebiliyor.

Ancak yanlış verilen aut kararı korner olarak değiştirilemiyor. Bu durum ilerleyen dönemde hakemlerin tereddüt yaşadıkları pozisyonlarda psikolojik olarak korner verme eğilimini artırabilir. Çünkü yanlışsa VAR düzeltebilir; ancak aut kararı aynı şekilde düzeltilemez.

FUTBOLUN GELECEK 10 YILINI ŞEKiLLENDiRECEK TURNUVA

Hırvatistan’ın Portekiz maçının son anlarında iptal edilen golünde topun kafaya gözle görülmeyen teması, çipli topun algıladığı titreşim verileri sayesinde tespit edildi.

Kimileri bunun futbol adına büyük bir adalet sağladığını düşünüyor.

Kimileri ise teknolojinin futbolun ruhuna artık gereğinden fazla müdahale ettiği görüşünde.

Ancak bir gerçek var ki; 2026 Dünya Kupası yalnızca yeni kuralların denendiği bir organizasyon değil.

Belki de futbolun gelecek 10 yılını şekillendirecek uygulamaların ilk büyük sınavı…

Bugün ilk kez izlediğimiz birçok kural, yarın dünyanın bütün liglerinde futbolun yeni normali olabilir.

YENi KURALLARIN SÜPER LiG’DE UYGULANMASI SANCILI OLACAK

Unutulmaması gereken bir diğer nokta ise, bu kuralların başarısında onları koyanlar kadar uygulayanların da belirleyici olduğudur. Hatta belki de daha önemlisi, kuralları uygulayan hakemlerin ilgili kurumlar tarafından kararlılıkla desteklenebilmesidir. Çünkü bu düzenlemelerin neredeyse tamamı, belirli ölçüde hakemin yorumunu ve inisiyatifini içeriyor. İşte tam da bu nedenle, ben bu kurallar Süper Lig’de uygulanmaya başlandığında ilk etapta bazı sancıların yaşanmasının kaçınılmaz olduğu görüşündeyim. Ancak istikrarlı ve tavizsiz bir uygulama anlayışı benimsenebilirse, uzun vadede Türk futbolu adına önemli kazanımlar sağlayacağına inanıyorum.

Bu kuralların uygulanma aşamasında başarı sağlanması adına iki ana unsur söz konusu; Hakemlerin standardı ve MHK’nin dirayeti!

DÜNYA KUPASI PREMİER LİG GİBİ

Topun oyunda kalma süresinin artmasında elbette hakemlerin daha az faul çalmasının payı var. Ancak asıl değişimi yaratan, FİFA’nın oyunu durduran her alışkanlığa müdahale etmesi oldu.

Hakemler artık küçük temaslarda oyunu daha az kesiyor.

Taç atışları ve kale vuruşlarında 5 saniye, oyuncu değişiminde 10 saniye sınırı uygulanıyor.

Tedavi gören oyuncular ise dönebilmek için en az 1 dakika saha dışında beklemek zorunda.

Bana göre turnuvanın en önemli değişimi de tam burada yatıyor.

SAKATLANAN BiRKAÇ DAKiKA YATARDI

Eskiden futbolcu birkaç dakika yerde kalarak hem takımına nefes aldırıyor hem de zaman geçiriyordu. Bugün ise aynı futbolcu, yerde ne kadar uzun kalırsa sonrasında takımını bir dakika eksik bırakacağını biliyor

Bu yüzden ciddi bir sakatlığı yoksa mümkün olduğunca hızlı ayağa kalkmayı tercih ediyor.

Üstelik hakemler de artık her düşüşte oyunu durdurmuyor. Futbolcular da topu hemen dışarı atmıyor. Tıpkı Premier Lig’de olduğu gibi.

Sonuç olarak yerde kalan oyuncu çoğu zaman sekerek de olsa oyuna devam etmek zorunda kalıyor. Bence topun oyunda kalma süresini artıran en önemli unsur tam olarak bu.

SAĞLIK SPONSORLARI DAHA AZ GÖRÜNÜYOR

İşin ilginç tarafı ise bunun farklı sektörlere de yansıması oldu.

Turnuvada hidrasyon molalarının reklam değeri sıkça konuşulurken, sakatlanan oyuncuların hızla oyuna dönme isteği sağlık sektörünün saha içindeki görünürlüğünü azalttı.

Eskisi kadar sedye, doktor ve sağlık ekibi sahaya giremeyince, yıllardır reklam ve tanıtım açısından önemli bir vitrin olan bu görüntüler de büyük ölçüde ortadan kalktı.

TOPUN OYUNDA KALMA SÜRESi ARTTI

· Topun oyunda kalma süresi de değişimin en somut göstergesi.

· 2018: 50 dakika 15 saniye (%56)
· 2022: 51 dakika 15 saniye (%57)
· 2026: 54 dakika 50 saniye (%60)

Yaklaşık 4.5 dakikalık artış, futbol açısından küçümsenecek bir fark değil.

Üstelik maç başına gol ortalaması da yükselmiş durumda.

FUTBOLCULAR ARTIK VAR SÜRECiNiN DE AKTÖRÜ

Bu Dünya Kupası’nın en dikkat çekici yeniliklerinden biri ise ağzını eliyle kapatarak rakibe yönelik sözlü hakaret veya ayrımcı ifadeler konusunda yaşandı.

Şu ana kadar iki futbolcu bu nedenle kırmızı kart gördü.

Bunlardan biri Türkiye’nin maçında yaşandı.

Daha da ilginci, her iki olayda da süreci başlatan hakem ya da VAR değil, futbolcuların kendisi oldu.

Oyuncular hakemi uyardı, hakem VAR’a pozisyonun incelenmesini istedi, ardından monitöre giderek kırmızı kart kararını verdi.

Bu durum geleceğe dair önemli bir ipucu veriyor.

Çünkü bu tür olaylar çoğu zaman topun uzağında veya oyuncu kalabalığı içinde yaşanıyor. Hakem de VAR da bunları her zaman göremiyor.

Dolayısıyla bundan sonra futbolcular, bu tip pozisyonlarda disiplin süreçlerinin yönlendiricisi olarak en önemli aktör haline gelebilir.

The post Takımı eksik bırakma korkusuyla hemen ayağa kalkıyorlar! first appeared on Kilis Egitim.

Author: Ayşe Çelik