Dubai’deki kariyerini bıraktı, köyüne döndü! Annesinin ürünleriyle kendi başarı hikayesini yazdı

Dubaideki kariyerini birakti koyune dondu annesinin urunleriyle kendi basari hikayesini yazdi yV99EdHw
Dubai’deki kariyerini bıraktı, köyüne döndü! Annesinin ürünleriyle kendi başarı hikayesini yazdı

Betül Topaklı / Milliyet.com.tr – Hicran Bozkurt, 2001 yılında Manisa Turgutlu’da doğdu. Babası kamyon şoförü, annesi tarlada çalışıyordu. Hicran ve 4 kardeşinin çocukluğu diğer çocuklardan farklıydı. Babasının geçirdiği kazadan sonra henüz çocuk yaşlardayken annesiyle birlikte tarlada çalışmaya başladılar. “Buna rağmen çok mutlu, hareketli ve yaramaz bir çocuktum” diyen Hicran, “Çünkü tüm zorluklara rağmen ailemin sağladığı sıcak ve sevgi dolu bir yuva vardı” ifadesini kullandı. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Manisa’da tamamlayan Hicran, üniversite sınavında tam burs kazandı ve okuduğu bölüme birincilikle yerleşti. Aslında hukuk fakültesine girmeye hak kazanmıştı ancak o dönem yaşadığı maddi imkânsızlıklar nedeniyle hazırlık süreciyle birlikte 5 yıllık bir eğitimi sürdürmesi mümkün değildi. En büyük hayali avukat olmaktı ancak şartlar nedeniyle iki yıllık bir bölüm tercih etmek durumunda kaldı. Hicran, o günleri şöyle anlatıyor:

“Tercih yaparken, ‘Hem okuyup hem de çalışabileceğim bir yer neresi olabilir?’ diye düşündüm ve Lefke Avrupa Üniversitesi’ni seçtim. Herkes Kıbrıs’ın pahalı olduğunu söylüyordu ama ben çalışmayı planlıyordum. Asgari ücretin daha yüksek olması benim için önemli bir avantajdı. Amacım, hem eğitimime devam etmek hem de çalışarak kendi masraflarımı karşılamaktı. Aynı zamanda yabancı dilimi geliştirmek ve farklı bir yaşam deneyimi kazanmak istiyordum. İngiliz ailelerin yanında yaşlı ve hasta bakımı yapmaya başladım. Günlük ihtiyaçlarıyla ilgileniyor, onlarla vakit geçiriyordum. Eğitim hayatımı da bu işi yaparak sürdürdüm. Aslında Kıbrıs’a gittiğimde İngilizce bilmiyordum. Ancak çalıştığım ailelerin çoğu İngiliz kökenliydi ve evlerindeki tüm kitaplar İngilizceydi. Boş zamanlarımda, çoğunu anlamasam bile o kitapları okumaya başladım. Sürekli okuyarak ve onlarla günlük sohbetler ederek zamanla İngilizcemi geliştirdim. Dilimi tamamen pratik yaparak öğrendim.”

‘DUBAİ, HAYATIMIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ’

Lefke Avrupa Üniversitesi İlk ve Acil Yardım Bölümü’nde eğitim alan ve paramedik olarak mezun olan Hicran, okuldan mezun olduktan sonra Manisa’ya dönmedi. Aslında planı Kanada’ya gitmekti. Bunun için bir dil okuluna kayıt yaptırmış, gerekli sınavı da başarıyla geçmişti. “Ancak o yıl ailemin yaptığı domates üretiminden beklediğimiz kazancı elde edemedik. Bu nedenle Kanada için biriktirdiğim parayı aileme verdim” diyen genç kız, “O dönemde sürekli maddi kaygılar yaşıyordum. Bir gün psikolog olan bir arkadaşımla konuşurken, ‘Aklım sürekli para konusunda. Yatıyorum, kalkıyorum bunu düşünüyorum’ dedim. O da bana, ‘Hicran, Kanada yerine bir de Dubai’yi düşün. Orada hem daha kolay iş bulabilir hem de kendini geliştirebilirsin’ diye öneride bulundu. Bu konuşma, hayatımın yönünü değiştiren dönüm noktalarından biri oldu” şeklinde konuştu.

‘İLK AYLAR OLDUKÇA ZORLUYDU’

Hicran, arkadaşının tavsiyesinden sonra hiç vakit kaybetmeden vize başvurusu yaptı. 14 Temmuz 2023’te Dubai’ye giden genç kız, birçok emlak şirketiyle görüştü. Tek isteği, emlak sektörünü öğrenmekti. Görüştüğü şirketlere, “Bana eğitim verirseniz maaş almadan da çalışırım” diyordu. Bu süreçte emlak ve yatırım danışmanlığı alanında eğitimler almasının ardından emlak danışmanı olarak çalışmaya başladı. İlk aylar onun için oldukça zorluydu. Yaklaşık dört-beş ay boyunca hiç gelir elde edemedi. Ancak bu dönemi kendini geliştirmeye ve güçlü bir çevre oluşturmaya ayırdı. Henüz 22 yaşındaydı ve Dubai’de bu yaşta emlak sektöründe çalışan biri olmak insanların ilgisini çekiyordu.

‘KENDİMİ ÇOK GELİŞTİRDİM’

“Yaptığım işte başarılıydım ancak yine de yabancı bir ülkede tek başına ayakta kalmaya çalışmak kolay değildi” diyen Hicran, “Dubai’de Damla isimli bir arkadaşımla ev arkadaşı olarak yaşıyordum. Kıbrıs’tan gelirken biriktirdiğim parayla ilk zamanlar geçimimi sağladım. Zamanla hem geniş bir iş ağı kurdum hem de kazancım arttı. Bir süre sonra Dubai’ye tamamen alıştım ve hem profesyonel hem de kişisel anlamda kendimi geliştirdiğimi hissettim. 2023 ile 2025 yılları arasında yaklaşık iki yıl Dubai’de yaşadım” ifadelerini kullandı.

“Dönme kararım ise beklemediğim bir anda şekillendi. Vizemin yenilenmesi için hazırlık yaparken bir anda ailemi ne kadar özlediğimi fark ettim. O an, artık Türkiye’ye dönme zamanımın geldiğini hissettim. Türkiye’ye gitmek için iş yerimden izin istedim. Bana, ‘Gidebilirsin ama bir hafta içinde geri dönmen gerekiyor’ dediler. Kabul ettim ve Türkiye’ye geldim. Yurt dışında çalıştığım süre boyunca kazandığım paranın neredeyse tamamını aileme gönderiyordum. Kendime ise sadece ihtiyaçlarımı karşılayacak kadar bir miktar ayırıyordum. Babamın ayaklarından kaynaklanan bir sağlık sorunu vardı. Annemin de maddi sıkıntı yaşamamasını, daha rahat bir hayat sürmesini istiyordum. Eve geldiğimde annemle babamın ciddi şekilde yaşlandığını fark ettim. Zaten iki yılda bir gelebiliyordum. Onları bu halde görmek beni çok etkiledi. Sanki yılları kaçırmış, çok şey kaybetmişim gibi hissettim.”

‘TÜRKİYE’YE DÖNME KARARI ALDIM’

“Yurt dışında ne kadar iyi şartlarda yaşarsanız yaşayın, ne kadar konforlu ve varlıklı bir hayatınız olursa olsun, aileniz sizden uzakta aynı imkânlara sahip değilse insan kendini suçlu hissediyor” diyen Hicran, ‘O an kendi kendime, ‘Türkiye’de de çalışıp para kazanabilirim’ dedim ve tamamen annem ve babam için Türkiye’ye dönme kararı aldım. Yurt dışında gelecek kaygım yoktu. Ancak orada bir aile kurma isteğim de oluşmamıştı. Biraz da kendi ülkemde yaşayıp aile kurma fikrini değerlendirmek istediğim için Türkiye’ye döndüm” şeklinde konuştu.

Hicran’ın annesi evde kendi imkânlarıyla yaprak, salça, reçel, zeytinyağı, tarhana gibi ürünler hazırlıyor ancak bu ürünleri toptancılara ya da Instagram üzerinden satış yapan kişilere oldukça düşük fiyatlarla satmak zorunda kalıyordu. Bu durumun önüne geçmek isteyen Hicran, Kıbrıs’ta çalıştığı dönemde Instagram sayfası açarak, annesinin hazırladığı ürünlerin satışını yapmaya başladı.

‘BEKLEDİĞİMİZDEN ÇOK DAHA FAZLA İLGİ OLDU’

“Kısa sürede annemin ürünlerine beklediğimizden çok daha fazla ilgi oldu” diyen Hicran, “Ürünleri alan müşteriler tekrar sipariş vermeye başladı. Ben de Dubai’den Türkiye’ye dönünce bu işi ailemle birlikte büyütmeye karar verdim. İşimizi büyütürken en çok önem verdiğimiz konu ise güven oldu. İnternetten alışverişte daha önce mağduriyet yaşayan birçok insan olduğunu biliyorum. Bu nedenle müşterilerime güven vermek için ürünleri önce gönderiyor, ödemeyi ise teslim aldıktan sonra alıyorum. Bu yaklaşım ilk başta insanları şaşırtıyor. Ancak bu güvenin karşılığını da memnuniyet olarak alıyoruz. Ürünlerimizi deneyen müşterilerimizin büyük bölümü yeniden sipariş veriyor. Bugün ‘hicranın _toprağından’ adlı sosyal medya sayfamız tamamen güven, kalite ve müşteri memnuniyeti üzerine büyümeye devam ediyor. Yaprağın yanı sıra salça, reçel, zeytinyağı ve tarhana gibi birçok doğal ürünü de satışa sunuyoruz” bilgisini paylaştı.

‘HAYALLERİMDEN VAZGEÇMEDİM’

İki göz kerpiç bir evde dünyaya gelen Hicran bugün, birçok ülkede iş bağlantıları olan, dünyayı dolaşma fırsatı yakalamış genç bir kadın. “Bunu bana sağlayan şey, hayallerimden vazgeçmemek ve kendi emeğimle kazandığım paranın değerini bilmek oldu” diyen Hicran, gençlere şu tavsiyelerde bulundu: “Bazen içinde bulunduğunuz sorunlar hiç bitmeyecekmiş gibi gelebilir ama hiçbir zorluk sonsuza kadar sürmez. Hayattan mutlaka bir isteğiniz, peşinden gideceğiniz bir hayaliniz olsun ve ona tüm kalbinizle inanın. Moda ve markalara takılmadan, paranızı doğru yönetmeyi öğrenin. Çünkü sizi hayallerinize ulaştıracak en önemli şeylerden biri, emeğinizin değerini bilmek ve kazancınızı doğru değerlendirmek. Kendi paranızı kazanmanın verdiği mutluluk ve özgüven bambaşka bir duygu. Umarım benim hikâyem, hayallerinin peşinden gitmek isteyen gençlere ilham olur ve onlara cesaret verir.”

yok

Author: Ayşe Çelik