Bunu konuşalım: ‘Sesimi duyan var mı?’

Bunu konusalim sesimi duyan var mi p2PapeJu
Bunu konuşalım: ‘Sesimi duyan var mı?’

Bir yanda adliye koridorlarında mesleklerini savunan gazetecilerin yargıyla imtihanı, ana muhalefetteki büyük bölünmeler; diğer yanda ay sonunu getiremeyen işçinin, memurun ve emeklinin yoksullukla amansız mücadelesi yer alıyor.

Siyaset sahnesi kendi ikbali için ajandasını uygularken, yakında halkın sessizliği sağır edici bir çığlığa dönüşecek gibi görünüyor: “Sesimi duyan var mıııı?”

GAZETECİLERE GÜRSEL TEKİN SORUŞTURMASI

Toplumsal krizlerin en büyük aynası olan basın, ağır bir yargı kıskacı altında görev yapmaya devam ediyor. Son olarak BirGün gazetesi çalışanları, yayımladıkları “CHP buluşmasında cast ajansı ile figüran kiralandı” haberi nedeniyle ifadeye çağrıldı.

Haberin yayımlanmasının ardından CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, habere tepki göstererek suç duyurusunda bulunmuş ve haberin “iftira” olduğunu iddia etmişti. Tekin’in şikayeti üzerine gazeteciler Ebru Çelik ile web koordinatörleri Uğur Koç ve Berkant Gültekin savcılık tarafından ifadeye çağrılırken, BirGün cephesi de iddialara karşı kendi hukuki sürecini başlatacağını duyurdu.

Gazetecilerin hedef gösterilip mesailerini adliye koridorlarında harcadığı bu ortamda, halkın gerçeğe ulaşma hakkı da ağır yara alıyor.

MUHALEFETTE TARTIŞMA: CHP BÖLÜNDÜ, YENİ PARTİ KURULDU

Gündemin bir diğer sarsıcı gelişmesi ise ana muhalefet cephesinde yaşandı. Özgür Özel ile birlikte 91 milletvekili, CHP’den istifa ederek kitlesel bir ayrışmaya imza attı. Bu istifaların ardından, ayrılan 91 milletvekilinin katılımıyla “YENİ Parti” kuruldu ve bu yeni oluşum TBMM’deki en büyük ikinci siyasi yapı olarak resmi ana muhalefet partisi konumuna yükseldi.

Yaşanan bu büyük kopuşla birlikte CHP, Meclis’te sandalye sayısı bakımından beşinci sıraya kadar geriledi. Kamuoyunda bir heyecan, bir manşet ki sormayın… Logosuna kadar mevzu irdeleniyor, karşılıklı fikirler yanlısı yansızı havada uçuyor…

GÜNDEMİN SESSİZ KAZANANI AK PARTİ: ANAYASA KOMİSYONUNDA ÖCALAN TASARISI

Muhalefet kendi içindeki bölünmelerle sarsılırken ve gazeteciler adliye koridorlarında ter dökerken, iktidar kanadı kendi siyasi ajandasını ilerletiyor. Siyasetin bu kaotik rüzgarı arasında, AK Parti yetkilileri “süreç yasası” olarak da anılan ve terörist başı Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeler çerçevesinde şekillenen bir yasal düzenleme üzerinde çalışıyor.

İmralı’da gerçekleştirilen görüşmelerin ardından gündeme gelen bu yasa beklentisinin, silah bırakmanın teyit edilmesi şartıyla Meclis gündemine gelmesi ve geçmesi bekleniyor. Halk geçim derdiyle boğuşurken, 4 bine yakın teröristle elebaşları Öcalan’a yönelik olası özgürlük ve süreç yasası adımlarının böylesine bir siyasi gürültüyle muhalefet boşluğu arasında komisyondan adeta “ağrısız sızısız” geçirilmeye hazırlanması ise sanırım bizden başkasının dikkatini çekmiyor.

SOKAĞIN FERYADI: ‘SESİMİ DUYAN VAR MI?’

Siyaset sahnesindeki bu baş döndürücü gelişmelere ve derin siyasi manevralara rağmen, sokağın gerçeği ise asla değişmiyor, değişemiyor.

Asgari ücret sokağın enflasyonu karşısında erirken, en düşük emekli maaşı açlık sınırının çok altında kalarak milyonları sefalete mahkûm etmeyi sürdürüyor.

İşçiler, memurlar ve yıllarca bu ülkeye emek vermiş vatandaşlar hak ettikleri refah payını ararken, ne iktidardan ne de bölünen muhalefetten dertlerine derman bulabiliyor.

Giderek ağırlaşan bu ekonomik atmosferde bana kalırsa yükselen tek ses var: “Sesimi duyan var mı?” feryadı…

Yok, kardeşim, işçim, çiftçim, emekçim… Sanayicim, ev kadınım emeklim… Sesinizi duyan yok…

yok

Author: Ayşe Çelik