Dünyanın finans merkezi Wall Street, son günlerde şok edici bir hukuki tartışmanın merkezine yerleşti. JPMorgan Chase’de görevli üst düzey yönetici Lorna Hajdini, eski meslektaşı Chirayu Rana tarafından yöneltilen ciddi suçlamalar üzerine mahkemeye başvurarak iftira davası açtı. New York Eyalet Yüksek Mahkemesi’ne sunulan belgelerde, Hajdini, Rana’nın iddialarının gerçekle hiçbir ilgisi olmadığını ve kendisine karşı sistematik bir “itibar zedeleme kampanyası” yürütüldüğünü vurguladı. Yönetici, kendisine yöneltilen suçlamaların tümünün asılsız olduğunu ifade ederek, yargı yoluyla adını aklamak istediğini belirtti.
SÜREÇ NASIL BAŞLADI?
Olayların patlak vermesine sebep olan gelişme, birkaç hafta önce meydana geldi. Chirayu Rana, anonim bir kimlikle açtığı davada, Hajdini tarafından ilaçla etkisiz hale getirildiğini ve uzun bir süre rızası dışında cinsel ilişkiye zorlandığını iddia etti. Rana ayrıca iş yerinde ırkçı söylemlere maruz kaldığını ve dolaylı tehditler aldığını da ileri sürdü. Dava dosyasına göre, Rana’nın işten ayrılmadan önce 20 milyon doları aşan bir tazminat talep ettiği, ancak banka tarafından yalnızca 1 milyon dolarlık bir uzlaşma teklifinin yapıldığı öne sürüldü. Bu uzlaşma teklifinin reddedilmesiyle birlikte hukuki süreç daha da karmaşık bir hal aldı.
İÇ SORUŞTURMA SONUÇLARI
Şirket iç kaynaklarından edinilen bilgilere göre, JPMorgan Chase tarafından yürütülen iç soruşturmada Rana’nın iddialarını destekleyecek herhangi bir somut kanıt bulunamadı. Ayrıca, bazı çalışanların ifadelerinin alındığı ancak Rana’nın delil sunmadığı ve iş birliğine gitmediği iddia ediliyor. Taraflar arasındaki karşılıklı suçlamalar ve milyar dolarlık finans sektörünün gölgesinde gelişen bu dava, Wall Street’te yeni bir kriz başlığı olarak dikkatle izleniyor. Mahkeme sürecinin nasıl şekilleneceği ise kamuoyunda merakla bekleniyor.